26 Mart 2015 Perşembe

15) Kardeşler Kuralı

            

                               İkinci bir markayı piyasaya sürmek için yer ve zaman vardır.



 
        Markalama kuralları bir şirketin bütün kaynaklarını tek bir pazarda, tek bir marka üzerine yoğunlaştırması gerektiğini var sayar. Markayı belli bir konuya yoğunlaştır ve yeni alanlara gitmenin sağlayacağı fırsatları unut.

   Bu doğru. Ama bir şirketin ikinci markayı da piyasaya sunacağı zamanlarda gelecektir. Belki üçüncü,hatta dördüncü markayı da...

   İkinci marka stratejisi her markaya uymaz. Yanlış uygulanırsa,ikinci marka ilk markanın gücünü aşındırır ve kaynakların heba olmasına yol açar (bkz.bölüm 10) Ama belki de şirketin, pazarın kontrolünü onlarca yıl elinde tutmasını sağlayacak bir marka ailesi geliştirebilir.
   Örneğin;Altınyıldız, Network markası adında yeni bir kardeş marka yarattı ve büyük başarı yakaladı. Network markası ana markanın hedef kitlesini büyük ölçüde genişletirken marka bilinirliği üzerinde de son derece olumlu bir etki yarattı.


 

    Orka Group, Damat markası ile 1986 yılında sektöre adım attı. Bir süre sonra özgün bir marka yaratılmak istedi ve Tween hayata geçirildi.  Dünya pazarları için tasarlanan bir marka olan Tween, bugün Orka Group bünyesinde yer alan markalar arasında yüzde 50’lere varan bir satış potansiyeline sahip.  Tween’den başka ADV adı altında bir alt markaya daha sahip olan şirket bu markadan da çok umutlu.

,,
 

     Yıllar önce Anadolu’ya hitap eden Sarmen markasıyla alt marka anlayışını hayata geçiren Sarar, bugün bu anlayışı artan sayıdaki alt markasıyla daha da pekiştirmiş durumda.

   Sarar Giyim, şimdi Sarar ana markasını, Sartoria, Interview ve CCS alt markalarıyla destekliyor.

 

     Hazır giyim sektöründe Derimod ve İpekyol da alt marka stratejisini hayata geçen diğer firmalar. Derimod, Mood alt markası ile genç kitleyi yakalarken, İpekyol, Twist markasıyla toplam satışlarını ve hedef kitlesini yüzde 10 oranında artırdı.

     Aile yaklaşımının anahtarı her bir kardeşi kendi kimliğini kazandıracak şekilde ayrı bir marka yapmaktır. Markalara bir aile kimliği ya da görüntüsü vermemeye çalışmalısınız. Her bir markayı mümkün olduğunca farklı ve bağımsız yapmalısınız.

14) Alt Marka Kuralı



                                     Markalamanın Yaptığını,Alt Marka Yaratma Yıkabilir.


 
   
      Pazarlama dünyası pazarla ilgisi olmayan kavramlarla doludur. Alt marka bunlardan birisidir.  

    Tüketicileri genellikle bir seçenek bolluğu içindedirler. Bir marka bir özelliğe karşılık gelir. Bir markayı ikinci bir özellik veya ürün için de kullanmak iyi bir fikir değildir. Cadillac büyük bir araba olarak tanınır. Siz küçük arabalar üretip piyasaya sürebilirsiniz ama kimsenin Cadillac’a gidip “Sizde küçük araba var mı? “ diye sormasını beklemeyin. Belki daha büyüğünü sorabilirler.

-    Banvit,1968 yılında Bandırma Vitaminli Yem Sanayi ve Ticaret A.Ş olarak kurulan,Türkiye'nin önde gelen tavuk ve tavuk ürünleri üreticisidir.
 
    Tavuk ürünleri markası olarak zihinlerde yer etmiş ve bu kategoride ki hedeflerini daraltarak başarıya ulaşmış lider bir markadır. Ama Banvit, piyasaya  "Banvit Kırmızı" adı altında  kırmızı et ürünlerinden oluşan alt marka yaratmaya kalktı ve zihinlerdeki imajını zedeledi.

    Hiç kimse Banvit ürünleri satan bir perakende satış mağzasına gidip,"sizde Banvit markalı kırmızı et ürünleri var mı"? Diye sormuş mudur ?





-   Koton,1988 yılında asıl meslekleri subay ve öğretmen  müteşebbis bir çift tarafından kurulmuştur.
yaklaşık 4.600'den fazla çalışanı ve 255'i Türkiye'de 107'si yurt dışında olmak üzere toplam 362 mağaza ile 25 ülkede faaliyet gösteren lider bir gündelik giyim markası haline gelmiştir.

    Koton, zihinlerde; orta gelirli ,bayan, gündelik giyim markası olarak inşa edilmiştir. Ama bugünlerde "koton çocuk" adı altında alt marka yaratarak markasını genişletmiş ve tüketiciler  Koton nedir? sorusuna cevap verememeye başlamışlardır.

   Hiç kimse, herhangi bir Koton mağazasında ki satış sorumlusuna ,"sizde çocuğum için de bir şeyler var mı"? diye sormuş mudur ?





-   Sarar ,1944'te Abdurrahman Sarar tarafından bir terzi dükkanında yaratılmıştır.Bugün itibariyle 28 ülkeye ticaret yapan mega bir marka haline evrilmiştir.

    Erkek iş kıyafetleri kategorisinde hedefini daraltan Sarar'ın , daralma kuralı çerçevesinde incelendiğinde liderliğinin haklı olduğunu söylemek  çok doğru bir tespit olacaktır.

   Ama firma markasını genişletmeye kalktı ve "Sarev" alt marka adıyla, trajikomik bir ürün grubu ortaya çıktı.
 
    Bu ürünler: Nevresim takımı, pike takımı, battaniye, banyo grubu, bebek ürünleri,
yorgan, uyku seti,yatak örtüsü, yastık ve kırlent, masa örtüsü, koltuk örtüsü & şalı ve bayrak...
sizce de çok trajikomik değil mi ?

    Hiç kimse herhangi bir Sarar mağazasına gidip,"sizde  bebeğim için alt değiştirme minderi var mı"? diye sormuş mudur ?

  Sonuç olarak, markayı genişletmek içten gelen bir karardır; pazarın gereksinimleri üzerine verilen bir karar değildir

13) Şirket Kuralı


                              
                                Markalar markalardır. Şirketler şirket. Arada bir fark var.


     
      Şirket isminin nasıl kullanılacağı hem basit hemde karmaşık bir sorundur. Basittir çünkü kurallar çok açıkça belirlenmiştir. Karmaşıktır çünkü çoğu şirket markalamanın  basit
kurallarına uymaz .Mantığa karşı gelen bu durum, bitmez tükenmez "marka mı? şirket mi?" tartışmalarına yol açar.
   
       Marka isimleri hemen her zaman şirket isimlerinden önce gelmelidir. Tüketiciler markaları satın alır, şirketleri değil. Bu yüzden, nezaman bir şirket ismi bir marka gibi kullanılsa
tüketiciler bu isimleri birer marka olarak görür. 
   
       Bir şirket ismi ile marka ismini açıkça ve uygun biçimde birleştirdiğinizde yeni ve farklı bir etki doğar,marka ismi ilk isim,şirket isimide ikinci isim  gibi algılanır: General Motors Cadillac
  
      Basit gözlemler tüketicilerin uygun bir marka ismi verildiğinde şirket ismini ne kadar seyrek kullandığını gösteriyor."yeni Cadillac'ımı beğendin mi ?"
hiç kimse "benim yeni General Motors'tan lüks arabamı beğendin mi?" diye sormaz.

     Zihinde ki bu uyarı tabelası nedeniyle,ismi marka olarak kullanılmadığı sürece bir şirket bir şirkettir.bir markada bir marka.aralarında bir fark vardır.

      Bir şirket markaya üreten organizasyondur.markanın kendisi değildir.Microsoft,Word değildir.Procter and Gamble,Tide değildir.Microsoft pek çok ürün üretir ve bunlardan biri Word'dür. Aynı şekilde Procter and Gamble pek çok ürün üretir ve bunlardan biri Tide'dır.

    Bu durum mantıklı gelse de,genellikle en iyi markalama stratejisi değildir.her ne kadar başka türlü davranmaya itecek nedenler olsa da en iyi markalama 
stratejisi,şirketin ismini marka ismi olarak kullanmaktır.
  
    Polisan holding, Polisan markasını üretir.Tamek holding,Tamek markasını üretir. Profilo holding, Profilo markasını üretir.Açık,basit,doğrudan ve kolay anlaşılır.

1)Bir Polisan nedir?
2)Bir Tamek nedir?
3)Bir Profilo nedir?

Muhtemel yada mevcut bir tüketiciyseniz,derhal aklınıza gelecek cevaplar şunlar olacaktır:

1)Boya
2)Konserve ürünleri
3)elektronik ev eşyaları

12) Jenerik Kuralı



          
                    başarısızlığa giden en kısa yollardan biri markaya jenerik bir isim vermektir.





   .   Geçmişte  çok başarılı bazı şirket ve markaların jenerik isimleri vardı:
  • General Motors, General Electric, General Mills, General Foods, General Dynamics
  • Standard oil, Standard Brands, Standard Register Company, Standart Products Company     
  • American airlines, American Motors, Amarican Broadcasting Company, 
  • National Boadcasting Company, National Car Rental, National Biscuit Company
  • İnternational Business Machines, International Paper


   Geçmişte markalar büyük, kapsayıcı jenerik isimlere ihtiyaçları olduğunu düşünürlerdi. Marka isimleri neredeyse her zaman şirket isimleri olurdu.

   Çünkü,yıllar önce pazar, küçük kasaba  ve bölgelerde çalışan binlerce küçük şirket tarafından üretilmiş mallarla doluydu. Büyük kapsayıcı jenerik isimler bu küçük firmalara kendi bölgeleri için konurdu.      
 
     Ama hala, özellikle perakende alanında nereye baksanız bir sürü jenerik marka görürsünüz.
     
     Jenerik isim deyince “genel”, “neredeyse her şey” türü isimler kastediliyor. Yapılması gereken faaliyet alanıyla bağlantılı, çok kullanılmamış bir sözcük bulmanız ve bunu markanız olarak kullanmanızdır.

    Zihin kelimelerle değil seslerle çalışır. Çok genel veya benzerlerinden ayrılmayan kelimeler akılda kalmaz.

   
      Camsil, Kirçöz, Porçöz, Yağçöz, Şişecam, Borcam, Uluslararası Çiçekçilik, Yutiçi Kargo,    Türkiye Petrolleri, Türk Hava Yolları, Türk Traktör, Turkcell, Türkiye Finans, Halkbankası

     Gibi Türk markaları bu kurala örnek gösterebilir.(örnekte ki markaların bazılarının jenerik kurala uymamasına  rağmen başarılı olmasının en büyük sebebi kategorisinin ilk markaları olmalarıdır)

11) Arkadaşlık Kuralı




            Bir kategori yaratabilmek için bir markanın diğer markaları da davet etmesi gerekir.





     Açgözlülük genellikle sağduyunun yolundan gider. Bir kategorideki hakim marka, genellikle cazibesini artırıp pazar payının her bir parçasını almak ister.

    Mc Donald's'ın yöneticilerinden biri: "eğer bira ve şarap da sunsaydık, yemek sektörünün yüzde yüzünü ele geçirdik" demiştir.

  Sanmıyorum. Bu görüş, yayılma kuralının tam tersini öngörür. Markayı yaygınlaştırırsanız zayıflarsınız. Bakın; Mc Donald's, yetişkin pazarında cazibesini artırmak için  markasını genişletip Arch Deluxe Sandiviçlerini sunmaya başlayınca ne oldu? Pazar payı düştü ve ürünü daha fazla sunmamaya zorlandı.

    Bu bizi arkadaşlık kuralına getiriyor.Hakim marka rakiplerine katlanmakla kalmamalı, onları davet de etmelidir.



 

       Mesela; THY için en iyi şey Onur Air olmuştur. THY, Onur Air rekabeti sayesinde, kategorisinde seçilme hakkı kazanmıştır.

    Seçilebilmek talebi harekete geçirir. THY ve Onur Air arasındaki fiyat farklılıkları tüketicileri hava yolu ulaşımı konusunda daha bilinçli yapmış , Onur Air'in düşük fiyat politikası sayesinde  hava yolu ulaşımıyla  daha fazla tüketici tanışmış ve  kişi başına tüketim artmıştır.


   Rekabet ses düzeyini yükseltir ve kategorideki satışları artırır. Ayrıca kategoriyi genişletirken, markların da hedef daraltarak varlıklarını sürdürmelerini sağlar.

    THY daha yüksek fiyat politikasıyla, Onur Air daha düşük fiyat politikasıyla hedefleri üzerine yoğunlaşmış ve daha güçlü olmuşlardır. Öte yandan da pazar genişlemiştir.

   Tüketiciler rekabete yanıt verirler. Çünkü seçim yapmayı en önemli çıkarları olarak görürler. Seçim yapabilme imkanı yoksa tüketicilerde şüphe uyanır.
Belkide kategoride kimi kusurlar var ?
Fiyat çok pahalı değil mi ?
Kim sizin markanız almak ister ki ortada karşılaştırabileceği başka bir marka yoksa ?

10) Genişlemeler Kuralı


                    bir markayı en kolay baltalamanın yolu,ismini her şeye koymaktır.

                                 
     Türkiye'de, marketlerde satışa sürülen her yüz yeni üründen doksanı, ürün  kümesinin genişlemesinin bir sonucudur. Marketlerin markalarla tıka basa dolup taşmasının temel nedeni de budur.
      Tarama verilerine göre,ürün kümesinin genişlemesine dayalı markaların pek çoğu (en azından süper marketlerde) raflarda dururlar ve toz toplarlar.

    Amerika colombus ohio'da, kroger süper marketlerinde yapılan bir araştırma, bir mağazadaki ortalama 23.000 kalem malın, 6.700'ünün bir günde, 13.600'ünün bir haftada, 17.500'ünün bir
ayda satıldığını, ve geri kalan 5.500'ünün ise ay boyunca satılmadığını ortaya koyuyor.

   Sonuç olarak pazarda ihtiyaç olmayan yerlerde yeni ürünler bolluğu,ihtiyaç duyulan yerlerde de ise yeni marka kıtlığı yaşanmaktadır.

    Firmalar yeni ürünler çıkarttıkları zaman,başarılı marka isimlerini yeni ürünleri için de kullanmayı sıklıkla denerler. Bu bir hatadır. Efes Pilsen başarılı bir bira markasıdır ama Efes Light aynı bira markasının bir ürünü  değildir. Efes markasını kullanan ikinci bir bira markasıdır.

    Efes Pilsen, Efes Light'ı piyasaya sürerek, diğer light bira markalardan müşteri çalmak yerine, kendi Efes Pilsen müşterilerini çalarak markasını baltalamış ve Efes Pilsen satışlarının bir kısmını Efes Lihgt'a kaptırarak kendi satışlarını kendisi düşürmüştür.
   
 
        Sterling Drug büyük bir reklamveren ve araştırma firmasıydı. Büyük markası Bayer aspirindi ancak aspirin asetaminofen (Tylenol) ve ibuprofen (Advil) karşısında güç kaybediyordu.
Sterling 5 çeşit asprinsiz ürününün lansmanı için 116 milyon dolarlık bir pazarlama bütçesi harcadı. Tamamı ibuprofen veya asetominofen içeren beş yeni ürün ,“Bayer Select” ürünleri,başağrısı, adet ağrıları, sinüs ağrıları gibi endikasyonları kapsıyordu.Sonuç acı vericiydi. İlk yıl Bayer Select sadece %1 Pazar payı kazanabildi. Daha kötüsü Aspirin de Pazar kaybetmeye devam ediyordu. Tüketici “Bayer diğer ürünlerini içlerinde aspirin yok diye satmaya çalışıyorsa ben niye ASPİRİN alayım ki” diye düşünmüştü.

 tüketiciler sizce aptal mıdır?
 
   pek çok üreticinin en kötü düşmanı kendisidir. light, sağlıklı, yağsız, şekeriz gibi ürün kümesi genişlemeleri size ne anlam ifade ediyor?  normal ürünler iyi değildir...




9) İsim Kuralı

                                

                                Uzun vadede bir marka, bir isimden başka hiçbir şey değildir.



 


        Verebileceğiniz en önemli markalama kararı ürün yada hizmetinizin isminin ne olacağıdır.
Çünkü, uzun vadede bir marka bir isimden başka hiç bir şey değildir.
 
    Bir markayı kısa vadede başarılı yapan şeyle, uzun vadede başarıyı mümkün kılan şeyleri karıştırmayın.

    Kısa vadede , markanın hayatta kalabilmesi için benzersiz bir fikir veya konsepte sahip olması, yeni bir kategoride ilk olması ve  zihinlerde  bir kelimeye sahip olması gerekir. Ancak uzun vadede benzersiz isim veya konsept uçup gider. Geriye kalan tek şey, sizin  isminizle rakiplerinizin isimleridir.

   1984 yılında Manisa'da kurulan Vestel, "elektronik ev eşyaları" kategorisinde Türkiye'de ki lider markalardan birisidir. Zihinlerde  "elektronik ev eşyaları" markası olarak inşa edilmiştir.Yukarıda sayılan özelliklerden; benzersiz fikir veya  konsept yaratmak ,yeni kategorilerde ilk olmak ve tüketici zihninde özel bir kelimeye  sahip olmak gibi markalama stratejilerinin neredeyse hepsine sahiptir.

    Ancak firma, daralma kuralının aksine, ürettiği bilgisayarlara ve telefonlara Vestel ismini vermeye kalkınca sonuç büyük bir hüsran oldu. Pazar payında, diğer bilgisayar ve telefon üreticilerinin oldukça gerisinde kalarak ve büyük kan kaybetti.

   Vestel'in; "yerli malı yurdun malı herkes onu kullanmalı" Nidalarını duyan devlet, sübvansiyonlarıyla onu ayakta tutmaya çalışıyor.

    Vestel isminin tek başına güçlü olduğunu düşünmek hatadır. Sonuçta Vestel tüketicinin zihninde "elektronik ev eşyası" demektir. Bilgisayar ve telefon kelimesi bir başkasına aitken sırf adı Vestel diye hiç kimse bilgisayar ve telefon satın almaz.




    1944 yılında kurulan ve  kategorisinde bir çok ilke imza atmış olan Ülker, Türkiye’de çikolata üretimini fabrikasyon olarak yapan, ilk gıda işleme kuruluşu unvanının  sahibidir. Ve aynı şekilde, yukarıda saydığımız markalama stratejilerinin hemen hemen hepsini başarıyla hayata geçirmiş lider bir markadır.
 
    Kardeşler kuralını (kural 15) çok iyi bilen ve uygulayan Ülker, kategorisinden farklı olarak, pazara sokmak istediği her bir ürün  için yeni bir marka yaratarak, imajını koruma yolunda
emin adımlarla ilerlemektedir.

   Kardeşler kuralıyla doğru orantılı olarak tekilliğinin de gelişmesi, Ülker'i zihinlerde;  "Türkiye'nin lider çikolata üretici" olarak kodlamamıza kolaylık sağlamıştır. Ve aynı zamanda, kardeşler kuralıyla ters orantılı şekilde, Cola Turka ürününü piyasaya sürmesi de  Ülker nedir? sorusuna cevap bulmayı zorlaştırmıştır.

    2003 yılında, daralma kuralının aksine aldığı bir kararla, cola sektörüne girmeye karar veren Ülker,
 Coca-Cola ve Pepsi savaşının ortasında kalarak büyük yara almıştır ve yakında can vermesi muhtemeldir.

      Ülker isminin tek başına güçlü olduğunu düşünmek hatadır. Sonuçta Ülker, tüketicinin zihninde "çikolata" demektir. Cola kelimesi bir başkasına aitken sırf adı Ülker
diye hiç kimse cola satın almaz.